Çocuk Hakları

Diyarbakır’da 10 yaşında: Beni tarih yapmasınlar

Emine Algan

Diyarbakır Sur’daki evlerinden, çatışmasız bir mahalledeki arkadaş evine misafir giden dört çocuklu bir aile. Anne Berivan yasaklar arasında fırsat bulunca eve uğrayıp kışlık birkaç kıyafet alıyor, o kadar. Bu zorunlu misafirlik ne kadar sürer belli değil. Çocukların en büyüğü 12, en küçüğü 3 yaşında. Bu sene hiçbiri okula gidemedi.

Eylem, ailenin 10 yaşındaki kızı. İlk yasaktan sonra okulun kapısını açık görünce arkadaşlarıyla merak edip içeri giriyorlar. Boş koridorda koşarken Eylem ve bir arkadaşı düşüyor. Yerlerdeki kaygan sıvı, iki çocuğun bedenlerini yakıyor. Bu satırlar, aylardır Sur’da yaşananların, bir çocuğun üzerinde bıraktığı en hafif izler…

Bizim evimizi özledim. Tamam, burası da güzeldir, temizdir, odalar var, televizyon var, soba var, ışıklar hep açık. Ama gene de özledim. Burası kocaman, yüksek bir apartman evi. Sıkılınca merdivenlerden iniyorum, çıkıyorum, bir daha iniyorum, çıkıyorum. Merdivenleri sayıyorum. Kardeşimle yarış yapıyoruz, o çok hızlı, hep beni yeniyor. Bakkala gitmek yasak değil. Yemekleri pişirmek için tüp var. Bizim evimizde hep bitmişti. Yemek yoktu, tüp yoktu, ceyranlar yoktu. Hep silahlar patlıyordu. Okul kapalıydı, öğretmenler yoktu. Evin içinde kalıyorduk, sadece kendimize oturuyorduk. Çok sıkılıyordum. Sonra bir gün yasak kalktı dediler. Annem, babam, kardeşlerim hepimiz bahçelere gittik. Bir daha evimize dönmedik, buraya misafir geldik.

Evsel bahçeler çok büyük, o kadar büyük ki On Gözlü Köprü’yü bile görürsün. Zaten o yüzden dünyanın mirası seçtiler, öğretmen söyledi. Bizim eve, yani gerçek evimize çok yakındır, Keçi Burcu’nun orada. Yasaklar yokken hep giderdik. Annemler çay içer, biz çekirdek kırardık. Surların tepesine çıkan gelinlere bakardık. Gelinle damat fotoğrafçıya poz verirdi. Kuzenlerimle biz, onları taklit ederdik. Bir keresinde yengem bizi gördü, öyle poz verirken. Ama hiç kızmadı, güldü. Fotoğrafımızı çekti, dayıma gösterdi. İki dayım var, aynı mahallede otururduk. Onları çok özlüyorum. Tavuklarımız vardı. Her gün yem veriyordum, yumurta olunca alıyordum. Arkadaşlarımla, kuzenlerimle hep sokakta oynuyorduk. Saklambaca, yakalamaca, ip atlamaca, bir de sek sek oynuyorduk, ağaca çıkıyorduk. Bir tane kavak ağacı vardı, çok uzundur, çok büyüktür, ona bir çıksak her yeri görürdük ama çıkamıyorduk, tırmanma yeri yoktu… Şimdi o ağaç da yok. Keskin nişancılar sıktığı için bütün ağaçlarımız hepsi kırıldı. Olaylar çıkınca artık oynayamıyorduk. Annem sokağa bırakmıyordu. Kurşun değmesin diye bırakmıyordu. Yemek almaya bile gidemiyorduk. Tavuklara yem vermeye gidemiyorduk. Bahçemiz evimizin yan tarafında, o yüzden izin vermiyorlardı. Zaten özel timler gelmişti, hep kurşun sıkıyordu. Bombaatarlar, roketatarlar patlıyordu. Tavuklarımız hep vurulmuştu. Birkaç tanesi ölmemişti ama onları da galiba karnı acıkan insanlar aldı. Çünkü yasak varken hiçkimse çarşıya gidemiyordu, yemek alamıyordu. Büyüklere bile izin yoktu.

Okulumu da özlüyorum. Bu sene dörde başladım. Birkaç gün gittim, hâlâ bizim orada olay çıkmamıştı. Sonra bir daha gitmedik. Okul yasaktı. Ama bir kere, özel timler çıktıktan sonra,  okula girdik. Bütün kapıları kırmıştılar. Biz de kapıyı açık görünce arkadaşlarımla beraber gittik, baktık. Boştu, kimse yoktu. Yukarıya çıktık, oynuyorduk, koşuyorduk. Yerde beyaz sıvı bir şey vardı, kaydık. Benle bir tane arkadaşım, yere düştük. Sonra canımız hep yanıyordu. Çok acıyordu. Doktora gidince dedi ki, bu sıvı nedir, bu yara nedir bilmiyoruz dedi. O sıvıdan getirin, içinde ne var bakalım dedi. Ama bulamadık, okulu yıkamışlardı. O günler havalar sıcaktı, böyle kalın montlar giymiyorduk. Kollarım, sırtım hep yandı. İlaç sürdüler ama geçmedi, hep yanıyordu, çok acıyordu. Şimdi o kadar acımıyor. Kaşınıyor ama sadece bazenleri biraz acıyor. O yaralarım şişince doktor dedi, bunun bir tane ilacı vardır. Bilmiyorum silikondur nedir, üstüne giyilen bir ilaç. Akşam 8’de giy, sabah 8’de çıkar dedi. Onu giyersem bu izler geçecekmiş. Ama şimdi almamışız.

Ben hep dansçı olmak istiyordum. Hintlileri çok seviyorum. Hintli kızları seyrediyorum televizyonda. Onlar gibi oynamak istiyorum. Bazenler o şarkıları dinleyip oynuyorum. Başka müzikleri de seviyorum. Roman havası, Kürtçe şarkılar çalınca hep oynarım. Ama artık dansçı olmaktan vazgeçtim. Doktor olacağım. Çünkü insanlara yardım etmek için. Benim kolum böyle oldu ya, başka insanlara da olursa iyileştirmek istiyorum. Babam diyor ki sen çalışkansın, olursun. Çünkü en sevdiğim ders matematik, bir de Türkçe. Babam diyor olursun. Okul bir açılsa…

Okul ne zaman başlar, evimize ne zaman gideriz, bellisiz. Belediye camları taktıracakmış dediler, sonra gene yasak geldi. Geçen günler yasak biraz kalktı, televizyondan duyduk, annem hemen gitti. Bizi götürmedi. Ben televizyonun önünden hiç kalkmadım. Çünkü hep bizim oraları kameraya çekmişler, belki dayımları da gösterir dedim. Göstermedi. Akşam oldu, gene yasak koydular. Ben çok korktum, hepimiz korktuk. Çünkü annem gelmemişti. Aradık, telefonu çekmiyordu. Ya evimizin orada kalırsa, çıkamazsa?.. Keşke bizi de götürseydi. O zaman, hiç değilse yanında olurduk, hep beraber olurduk. Camlar kırıksa ne olmuş? Duvarlar delikse ne olmuş? Soğuktan donmuşuz, karanlıkta kalmışız gözümde değil, yeter ki annem yanımızda olsun, açlıktan ölsek bile gözümde yok.

Sonra annem geldi. Kucağına atladık, sarıldık, eteğine yapıştık. Bir daha bizi bırakma dedik. Annem babama baktı, dedi, evimiz artık yoktur, hep yıkılmıştır. Babam bir şey demedi, annemin boynuna sarıldı. Kardeşim Melek, “Ben biliyorum dedi, yarın bizim tarihimiz oluyor, bizi tarih yapacaklar”. Melek nereden duymuştur bilmem. Belki televizyondan. Ama ben tarih istemiyorum. Beni tarih yapmasınlar. Ben doktor olacağım. Bütün yaraları iyileştirmek için.

Kaynak: http://t24.com.tr/yazarlar/emine-algan/diyarbakirdan-beni-tarih-yapmasinlar-ben-doktor-olacagim,13515

Emine Algan, 24 Aralık 2015

mutlu noeller

Reklamlar

Yorum yazabilirsiniz (kaydolmaya gerek yok)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s